top of page

KANAMA VE YARALANMALARDA ACİL BAKIM İLKELERİ

KANAMALAR

    Damar bütünlüğünün bozulması sonucu, dolaşım sistemi içindeki kanın damar dışına çıkmasına kanama (hemoraji) denir. Kanama, önemli acil sorunlardan biridir ve acil saÄŸlık personelinin çok sık karşılaÅŸtığı bir durumdur.

    Kanamanın ciddiyeti, kanayan damarın cinsi, kanamanın hızı, kaybedilen kan miktarı, hastanın yaşı, kilosu, fiziksel durumu, kanamanın oluÅŸtuÄŸu vücut kompartmanı, varsa ek travma ve hastalıklarla da yakından ilgilidir.

    Normal bir eriÅŸkinin vücut ağırlığının ortalama 1/13’ünü kan oluÅŸturmaktadır. 70 kg’lık bir kiÅŸide 5-6 lt civarında kan bulunduÄŸu varsayılmaktadır. % 10 oranındaki kan kaybı (yaklaşık eriÅŸkinde 600 ml, çocukta 200-300 ml, bebekte 25-30 ml) tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

Kanamalar; internal kanamalar, eksternal kanamalar olmak üzere ikiye ayrılır.

 

İNTERNAL KANAMALAR

    Vücut boÅŸlukları içerisine olan kanamalardır. Dış etkenlere (travma, kurÅŸun yaralanması, darp vb) baÄŸlı geliÅŸebileceÄŸi gibi birçok hastalığın (beyin, mide, bağırsak, akciÄŸer, karaciÄŸer, ürogenital organ hastalıkları vb) sonucu olarak da ortaya çıkabilir. İnternal kanamaların tanınması eksternal kanamalara göre daha zordur. Çünkü çoÄŸunlukla vücut dışında bir kanama görülmez. Ancak öksürme, kusma, dışkılama ile görülen, üreme organlarından, kulak yolundan ve burundan gelen kan internal bir kanama bulgusu olabilir. Hastanın, karın ve göÄŸüs kafesi üzerinde ÅŸiÅŸlik, ekimoz, hematom görülmesi ve hipovolemik ÅŸok bulguları olması internal bir kanamayı düşündürmelidir.

 

İnternal kanamalarda acil tedavi yaklaşımı:

• SaÄŸlık personeli kendisinin (eldiven, maske vb.) ve çevresinin güvenliÄŸini saÄŸlar.

• Travma veya travma ÅŸüphesi varsa boyun omurga stabilizasyonu saÄŸlanır.

• Hastanın bilinci ve ABC’si kontrol edilir, hava yolu açıklığının sürekliliÄŸi saÄŸlanır ve oksijen desteÄŸi baÅŸlanır. Pulse oksimetre baÄŸlandıktan sonra oksijen akış hızı saturasyon düzeyine göre düzenlenir.

• Damar yolu % 0,9 NaCl (serum fizyolojik) ile açılır, ÅŸok bulguları varlığına göre akış hızı ayarlanır.

• Hastaya yapılacaklar konusunda bilgi verilerek sakinleÅŸmesi saÄŸlanır.

• ikincil deÄŸerlendirme yapılır (tüm vücut muayenesi yapılır, tıbbi öykü alınır, vital parametrelere bakılır, parametreler hızla deÄŸiÅŸebilecegi için 3-5 dakika aralıklarla kontrol edilir).

• Travma olup olmadığı, varsa travmanın özelliÄŸi; Kanama bölgesine göre uygun pozisyonda taşınır (örn; kafa içi kanama baÅŸ gövde ile birlikte 30 derece yükseltilir, ÅŸok bulguları varlığında ÅŸok pozisyonu verilir gibi).

• Vücut ısısını korumak için üzeri örtülür.

• Oral alım kesilir.

• Tüm iÅŸlemler kayıt altına alınarak uygun merkeze nakledilir.

​

EKSTERNAL KANAMALAR

    Gözle görülebilen kanamalardır ve direk bası yöntemleri ile kontrol altına alınabilirler. Damarın yaralanması sonucu, kanamayı durduran savunma mekanizmaları, hava ile temas edince faaliyete geçerek travmanın direk etkisi ile aÄŸrılı uyarının da tetiklemesi sonucu önce kesilen damar uçlarının büzülmesini saÄŸlarlar. Daha sonra açık damar uçlarında pıhtı tıkaç oluÅŸur, pıhtı büyüyerek damarı tıkar ve böylece kanama durur.

    Fakat büyük damarlar yaralandığında, ekstremite amputasyonlarında, pıhtılaÅŸma problemlerinin varlığında ve pıhtılaÅŸma süresini uzatan ilaçların kullanımı söz konusuysa pıhtılaÅŸma gecikebilir. Bu nedenlerle pıhtılaÅŸmayı hızlandırmak için kanama durdurma yöntemleri uygulanmalıdır.

    Kaybedilen kan miktarına göre her hastanın klinik seyri deÄŸiÅŸkenlik gösterir. BaÅŸlangıçta halsizlik görülür, kanama kontrol altına alınamazsa ÅŸok ve ölüm geliÅŸebilir.

Eksternal Kanama Türleri

Arteryel kanama

    Bu tür kanamalarda kanamanın nabızla eÅŸ zamanlı olarak, fışkırır tarzda olması dikkat çekicidir. Arterlerde basınç yüksek olduÄŸundan kısa sürede fazla kan kaybı olur. Bu yüzden arter kanamaları daha ciddi kanamalardır.

 

Venöz kanama

    Arter kanamasından daha yavaÅŸtır. Etkilenen damarın yerine ve büyüklüğüne göre ciddi kanamalar olabileceÄŸi göz ardı edilmemelidir. Ven kanamalarında akan kanın rengi arter kanamasındakine göre biraz daha koyu renklidir.

 

Kapiller kanama

    Sızıntı ÅŸeklinde olur. ÇoÄŸu kez yüzeyel sıyrık ve yaralarda meydana gelir. Kontrolü daha kolaydır.

 

Eksternal kanamalarda acil tedavi yaklaşımı:

• SaÄŸlık personeli kendisinin (eldiven, maske vb) ve çevresinin güvenliÄŸini saÄŸlar,

• Kanama nedeni travmaya baÄŸlı ise boyun omurga stabilizasyonunu saÄŸlar,

• Hastanın bilinci ve ABC’si kontrol edilir,

• Hastaya yapılacaklar konusunda bilgi verilerek sakinleÅŸmesi saÄŸlanır.

• Kıyafetler kesilerek çıkarılır, ek yaralanmaların gözden kaçırılmaması için hasta tam olarak muayene edilir.

• Kanayan bölge, yabancı cisim varlığı yönünden deÄŸerlendirilmeli; ancak yara penetran ya da kesici bir alet marifetiyle gerçekleÅŸmiÅŸse eksplore edilmemelidir.

• Eksternal kanama olduÄŸunda kanın durdurulması için yapılması gereken, temel olarak kanayan alan üzerine direk bası uygulanmasıdır. Bası doÄŸrudan parmak veya el ile uygulanabilirse de steril gazlı bez veya pamuklu kompres ile kanayan yer üzerine bastırılması daha doÄŸrudur.

• Kanama durmuyorsa el ile yapılan bası artırılarak kanama durdurulmaya çalışılır.

• Kanayan alan üzerine bastırılmış olan gazlı bez ya da kompres kan ile ıslanırsa, ıslanmış olan gazlı bez ya da kompres yerinden kaldırılmadan, üzerine ikinci bir gazlı bez ya da kompres konmak suretiyle bası uygulamaya devam edilir.

• Kan ikinci gazlı bezden de taÅŸarsa üçüncü bir bez konarak bası uygulanır; üçüncü gazlı bezi aÅŸan kanamalarda en alttaki gazlı bezin üzerindeki gazlı bezler (2. ve 3. bezler) kaldırılarak yerlerine kuru gazlı bezler konularak bası sürdürülür.

• Gerekiyorsa gazlı bez üzerinden sargı yapılmak suretiyle bası artırılır.

• Sargı yapıldıktan sonra da kanama devam ediyorsa arter noktalarına bası yapılır.

• Hasta sırt üstü yatırılır ve kanayan alan (kol veya bacak) kalp seviyesinin daha üzerinde bir düzeye kaldırılarak hastanın ekstremitesi altına destek koymak suretiyle yükseltilir.

• Kanama durdurucu (hemostatik) ajan, minör ve majör kanamaların kontrolünde kullanılan ve uygulanmasında süratle hemostatik etki oluÅŸturan tıbbi üründür. Varsa kanama durdurucu kompreslerden yararlanılabilir.

• İmmobilizasyon saÄŸlanır.

• Damar yolu % 09 NaCl ile açılır, kaybedilen kan hastanın hemodinamisi dikkate alınarak gereken miktarda verilir. Damar yolu geniÅŸ bir branülle açılır.

• Skalp (kafa derisi) vücudun en iyi kanlanan dokularından birisidir. Temporal arter kesilirse abondan (aşırı) kanamalar olabilir. Kanama kontrolü özellikle çocuklarda daha önemlidir. Asepsi kurallarına dikkat edilir. Kanama, direk bası ile durdurulur; fakat kafa tası kemiklerinde kırılma veya çökme varsa, bası ÅŸiddetinin fazla olmamasına dikkat edilmelidir.

• Kanama bölgesine yapılan sargının distalinde kalan kısımlardan (el, ayak vs) nabız, renk, motor ve duyu kontrolü yapılır. Sorun tespit edilirse, sargı gözden geçirilir.

• Oral alım kesilir.

• Bütün bu giriÅŸimler ile kanama durdurulamamışsa turnike uygulaması yapılır.

• Kanamaya yol açan sebep kemik kırılması ise atel uygulanır.

• Hastaneye nakil esasında, ÅŸok bulguları varlığı, distal nabızlar, renk, duyu ve hareket varlığı sık sık kotrol edilir.

• Tüm uygulamalar kayıt altına alınır.

Arter Bası Noktaları

    Arter kanamalarında kan damar dışına basınçla, fışkırır tarzda çıkar ve kısa zamanda çok kan kaybına yol açar. Burada asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine bası uygulanmasıdır. Ancak bazı durumlarda (kanamanın ÅŸiddetli ve kontrolünün güç olduÄŸu durumlar) atardamarın vücuttaki seyri boyunca kanayan yerin daha proksimal (üst) bir bölümünden arter üzerine parmakla bastırmak suretiyle kanama kontrol edilmeye çalışılır.

 

    Vücutta bu amaç için belirlenmiÅŸ bası noktaları vardır.

Kanama bölgesine göre baÅŸlıca bası noktaları:

1. Boyun (Karotis arteri bası yeri)

2. Klavikula üzeri (Subklavyen arter bası yeri)

3. Aksilla (Aksiller arter bası yeri)

4. Kol (Brakial arter bası yeri)

5. İnguinal bölge (Femoral arter proksimal bası yeri)

6. Uyluk (Femoral arter distal bası yeri)

​

Turnike Uygulaması

    Amaç kanayan arterin bası altında bırakılması ile yaralı alana olan kan akımını engellemektir. Üst kol, uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır. Eskiden daha fazla kullanım alanı olan turnikenin kullanımı bugün için oldukça sınırlanmıştır. Turnike uygulamasının sınırlanmasının baÅŸlıca nedeni, turnikenin uzun zaman takılı kalması sonucu meydana gelen doku harabiyetinden gangrene kadar giden istenmeyen etkilerdir.

 

Bu gün için turnike baÅŸlıca 4 özel durumda uygulanabilir.

1. Olay yerindeki hasta sayısı sağlık personeli sayısından daha fazla ise,

2. Hastanın güç koÅŸullarda taşınması gerekiyorsa (örneÄŸin engebeli bir arazi geçilecekse) taşıma sırasında,

3. Ekstremite amputasyonu varsa,

4. Kanamayı durdurmaya yönelik tüm teknikler uygulanmasına raÄŸmen kanama durmamışsa uygulanabilir.

 

Turnike uygulamasında;

• Turnike ekstremitenin koptuÄŸu veya kanama odağına en yakın, deri bütünlüğünün bozulmamış olduÄŸu bölgeye veya üst kol, uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır.

• Kullanılan malzemenin geniÅŸliÄŸi en az 8-10 cm olmalıdır. Bu amaçla üçgen sargı bezi kullanılabilir.

• Sıkıştırma iÅŸlemine kanama duruncaya ve distal nabızlar alınamayıncaya kadar devam edilir. Tansiyon aleti manÅŸonu sarılıp sistolik kan basıncı deÄŸeri + 30 mmHg kadar ÅŸiÅŸirmek de etkili bir uygulamadır. Daha fazla sıkıştırma doku harabiyetini arttıracağı için önerilmemektedir.

• Hasta sıcak tutmak için örtülür, ancak turnike uygulanan bölgenin üzeri örtülmemelidir.

• Uygulama bilgileri görülecek ÅŸekilde yazılır, hastanın üzerine konulur.

• Turnike uygulaması baÅŸlama saati ve tüm giriÅŸimler kayıt altına alınır.

• Nakil yapılan merkeze tüm bilgiler aktarılır.

​

Uzuv Kopması

• KopmuÅŸ uzuv parçası, serum fizyolojik ile ıslatılmış ve iyice sıkılmış steril gazlı beze sarılır, su geçirmeyen bir plastik torbaya konulur.

• Bu torba aÄŸzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuÅŸ ikinci bir torbaya konulur (bu ÅŸekilde kopmuÅŸ uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiÅŸ ve soÄŸuk ortamda taşınması saÄŸlanmış olur). Burada önemli olan, organın dondurulmadan ve ıslatılmadan hastaneye ulaÅŸtırılmasıdır.

• Torbanın üzerine kopan uzuv parçasının sahibine ait kimlik bilgileri ve kopmuÅŸ uzvun torbalanma zamanı da kayıt edilir.

• Tetanoz bağışıklığı sorgulanır, götürüldüğü merkeze bilgi verilir.

• Hasta ve kopan organ uygun koÅŸullarda 6-12 saat içinde hastaneye yetiÅŸtirildiÄŸinde; organın eski iÅŸlevlerini yerine getirme olasılığı çok yüksektir.

• Hasta ile kopan uzuv aynı araca konarak, tedavinin yapılacağı uygun saÄŸlık kuruÅŸuna sevki saÄŸlanır.

• Tüm iÅŸlemler kaydedilir.

Özellikli Eksternal Kanamalar

    Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır. Ciddi kanamaların belirtisi olabileceÄŸi gibi basit kanamalar da olabilir. Hastanın dikkatle deÄŸerlendirilmesi ve anamnez (öykü) alınması önemli ipuçları verir ve uygun tedavinin baÅŸlatılmasını kolaylaÅŸtırır.

​

    Burun Kanaması (Epistaksis):

Sık karşılaşılan acil durumlardan biridir. Hasta, kanın bir kısmını yuttuÄŸu için dışardan görülen kan kaybı total kaybın tamamını göstermez.

Acil tedavi yaklaşımı:

• SaÄŸlık personeli kendisinin (eldiven, maske vb) ve çevresinin güvenliÄŸini saÄŸlar.

• Kanama nedeni travmaya baÄŸlı ise boyun omurga stabilizasyonu saÄŸlanır.

• Hastanın bilinci ve ABC’si kontrol edilir, hava yolu açıklığının sürekliliÄŸi saÄŸlanır.

• Hastaya yapılacaklar konusunda bilgi verilerek sakinleÅŸmesi saÄŸlanır.

• Hasta oturtulup başı öne eÄŸilir ve burun kanatları önden baÅŸ ve iÅŸaret parmağının arasına alınarak sıkıştırılır.

• Öykü sorgulaması, muayene ve vital bulguların deÄŸerlendirilmesi dikkatle yapılır.

• Kan basıncının yüksek olup olmadığı kontrol edilir.

• Özellikle endiÅŸeli ve yüksek tansiyonlu kiÅŸilerin sakinleÅŸtirilmesi önemlidir.

• Lokal soÄŸutma, kanamanın durmasını kolaylaÅŸtırır. Mümkün ise burun üzerine gazlı beze sarılmış ve poÅŸetlenmiÅŸ buz konulabilir.

• Uygun merkeze nakli saÄŸlanır, giriÅŸimler kaydedilir.

​

    Kulak Yolundan Kanama:

Travmaya baÄŸlı geliÅŸebileceÄŸi gibi, kafa içinde veya kulakta oluÅŸan bir sebebe (enfeksiyon, kitle vb) baÄŸlı olarak da geliÅŸebilir.

Acil tedavi yaklaşımı:

• SaÄŸlık personeli kendisinin (eldiven, maske vb) ve çevresinin güvenliÄŸini saÄŸlar.

• Kanama nedeni travmaya baÄŸlı ise boyun omurga stabilizasyonu saÄŸlanır.

• Hastanın bilinci ve ABC’si kontrol edilir, hava yolu açıklığının sürekliliÄŸi saÄŸlanır

• Öykü sorgulaması, muayene ve vital bulguların deÄŸerlendirilmesi dikkatle yapılır.

• Hastaya yapılacaklar konusunda bilgi verilerek sakinleÅŸmesi saÄŸlanır.

• Kanama hafifse kulak gazlı bezle temizlenir, kanama ciddi ise kulağı tıkamadan gazlı bezle kapatılır.

• Hastanın bilinci açık ise hareket ettirmeden sırt üstü, bilinci kapalı ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.

• Tüm iÅŸlemler kaydedilerek uygun merkeze nakledilir.

​

    Ürogenital Bölge, Anüs Kanamaları:

Ciddi kanamaların göstergesi olabileceÄŸi gibi basit kanamalar da

olabilir. Laserasyon, abrazyon, avülsiyon veya delinmeye bağlı oluşabilir.

Acil tedavi yaklaşımı:

• SaÄŸlık personeli kendisinin (eldiven, maske vb) ve çevresinin güvenliÄŸini saÄŸlar.

• Kanama nedeni travmaya baÄŸlı ise boyun omurga stabilizasyonu saÄŸlanır.

• Hastanın bilinci ve ABC’si kontrol edilir, hava yolu açıklığının sürekliliÄŸi saÄŸlanır.

• Hastaya yapılacaklar konusunda bilgi verilerek sakinleÅŸmesi saÄŸlanır.

• Kıyafetler kesilerek çıkarılır ve detaylı olarak tam muayene yapılır.

• Laserasyon, abrazyon, avülsiyon veya delinmeye baÄŸlı oluÅŸan anüs, penis ve vajinal kanamalarda nemli

pamuklu kompres ile lokal bası uygulanır.

• Hiçbir zaman vajinal veya rektal tuÅŸe yapılmamalı, kompres yerleÅŸtirilmemelidir.

• Tüm iÅŸlemler kaydedilir ve uygun hastaneye nakledilir.

YARALANMALAR

    Herhangi bir nedenle dokuların bütünlüğünün bozulmasına ya da bu dokuların kaybına yara, bu olaya da yaralanma denir.

    Yaralanma kesici-delici aletlerle (bıçak, ÅŸiÅŸ, cam vb) oluÅŸabildiÄŸi gibi künt yaralanmaya (ezilme, sıkışma vs) baÄŸlı da oluÅŸabilir. Bazı yaralanmalarda yaranın kenarları düzgündür, bazen de yara kenarları düzensiz, parçalanmış ÅŸekildedir. Yaranın türüne ve büyüklüğüne göre kanama, aÄŸrı, ÅŸiÅŸlik gibi belirtiler olabilir.

 

• Ekimoz (Kontüzyon): Sert ve künt bir cisimle uygulanan travmanın etkisiyle dokuların ezilmesi sonucu küçük çaplı damarlardan çıkan kanın yumuÅŸak doku aralıklarına sızmasıdır. Cilt yüzey bütünlüğü korunmuÅŸtur.

• Hematom: Travmanın etkisi ile damar bütünlüğü bozularak kanın doku içinde hacim oluÅŸturacak biçimde birikmesidir. Hematom sadece yumuÅŸak doku yaralanmalarında görülmez; kırıklardan veya herhangi bir damar yaralanmasından sonra da görülebilir.

• Abrazyon (Sıyrık): Derinin sert ve pürtüklü bir yüzeye sürtünmesi sonucu oluÅŸan yüzeysel yaralanmalardır. Sıyrıklar, travmanın ÅŸiddetine göre yalnız epidermis ile sınırlı olabileceÄŸi gibi dermisi de “içerebilir. Kanamalar çoÄŸunlukla noktasal özelliktedir. Yaralanan kısımdan kan sızabilir. Oldukça aÄŸrılı olabilirler.

• Laserasyon (Kesik): Keskin ve düzgün yüzeyli nesne ile (bıçak, jilet, cam) meydana gelir. KesilmiÅŸ düzgün veya parçalı bir yara oluÅŸur. Lezyon içinde doku köprüleri görülür ve yara kenarlarında kontüzyon, kanama bulguları izlenir. Kesik ÅŸeklindeki yara deri altındaki dokuya, kasa, sinire ve kan damarlarına kadar derinleÅŸebilir.

• Avülsiyon (Yırtık): Derinin bir parçası ya tamamen kopmuÅŸtur ya da küçük bir kısmı ile baÄŸlı kalmıştır. Genelde çok kanarlar.

• Delinme: Bıçak gibi kesici-delici aletler veya kurÅŸun gibi nesnelerle meydana gelir. Yara giriÅŸi küçük olduÄŸundan, dışa kanama genellikle önemli deÄŸildir. Ancak derindeki dokulara önemli zarar verebilirler. EÄŸer bu yaralanma göÄŸüs veya karında ise öldürücü olabilir.

İnsan ve Hayvan Isırmaları

    İnsan ısırığı oval veya elips ÅŸeklindedir ve hayvan ısırıklarından daha künt görünümdedir. Emmenin neden olduÄŸu peteÅŸi ya da kontüzyon yalnızca insan ısırık izlerinde görülür. İnsan ısırmasında basıya baÄŸlı bulgular ön plandayken, hayvan ısırmasında dokuların delinmesi ve yırtılmasıyla ayırt edilir.

    Köpek ısırıkları önde kare ÅŸeklinde, dar bir kemere benzer ve diÅŸlerin yaptığı belirgin sivri izler oluÅŸturur .

    Kedi ısırıkları küçük yuvarlak bir kemere benzer ve onlarda da yine diÅŸlerin yaptığı delme izleri vardır. Hayvan ısırıklarında çoÄŸunlukla pençelerin yaptığı çizik izleri de görülür. Kemirgenler ortadaki kesici diÅŸlerin neden olduÄŸu küçük ısırık izleri bırakır.

KAPALI YARALANMALAR

    Üstteki deri tabakasında herhangi bir hasar, yani doku kaybı olmamasına raÄŸmen darbe nedeniyle deri altındaki dokularda meydana gelen kanamalarla karakterize yaralanmalardır. Ekimoz ve hematom olarak sınıflandırılabilirler.

 

Kapalı yaralanmalarda acil tedavi yaklaşımı:

• Olgu deÄŸerlendirme basamakları yerine getirilir.

• Kanamanın ÅŸiddetini ve aÄŸrıyı arttırmamak için yarayı örten giysiler kesilerek çıkartılır.

• Kanamayı önlemek için direk bası uygulanması, soÄŸuk uygulama, immobilizasyon ve yüksekte tutma iÅŸlemleri gibi durdurma yöntemleri kullanılır.

• Akut dönemde, etkilenen alana soÄŸuk kompres yapılması kanamayı azaltır. Kronik dönemde ise emilimi hızlandırmak ve aÄŸrıyı azaltmak için sıcak uygulama önerilmektedir.

• Uygun hastaneye nakli saÄŸlanır ve yapılan tüm iÅŸlemler kaydedilir.

​

AÇIK YARALANMALAR

    Deri tabakası kaybının olduÄŸu, deri bütünlüğünün bozulduÄŸu ve dışa kanama ile karakterize

yaralanmalardır. Abrazyon, laserasyon, avülsiyon, delinme veya ısırık ÅŸeklinde görülebilir.

 

Açık yaralanmalarda acil tedavi yaklaşımı:

• Olgu deÄŸerlendirme basamakları yerine getirilir.

• Kanamanın ÅŸiddetini ve aÄŸrıyı arttırmamak için yaraya yakın takılar ve örten giysiler (kesilerek) çıkarılır.

• Kanama varsa direk bası ile durdurulur.

• Tüm açık yaralar enfeksiyon riski taşıdığı için sekonder (ikincil) bulaÅŸmalardan korunmalı, sterilite kurallarına uyulmalıdır.

• Sıyrıklar varsa; antiseptikle silinir, üzeri steril gazlıbez ile kapatılır.

• Kesik yaranın kenarları antiseptikle silinir ve yara aÄŸzı ucuca getirildikten sonra üzeri steril gazlı bezle kapatılır.

Avülsiyonlarda; ayrılan doku parçası normal anatomik pozisyonda durmuyor veya katlanmış ise kan akımı kesilebilir, üzerine bası uygulanması ve üzerinin kapatılması dokunun nekrozuna sebep olur. Bu sebeple mutlaka kısmen ya da tam kopmuÅŸ olan doku (flap), yaranın üzerine, normal yerine yerleÅŸtirilerek üzeri steril pansumanla kapatılır.

• Delinmeye baÄŸlı yaralanmalarda; iç organların etkilenme düzeyi tam olarak bilinemediÄŸi için iç kanama ve ÅŸok bulgularına karşı dikkatli olunmalıdır. Delici göÄŸüs yaralanmalarında pnömotoraks, delici karın yaralanmalarında ÅŸok geliÅŸme olasılığı mutlaka akılda tutulmalıdır. KurÅŸun yaralanmalarında giriÅŸ deliÄŸi yanı sıra çıkış deliÄŸi de aranır, varsa kanaması durdurulup kapatılır.

• Tüm ısırık ve tırmık yaralarında; yara bölgesi su ve sabunla köpürtülerek 5 dakika süre ile yıkanır ve povidon-iyodin solüsyonu gibi virusidal ajanlarla temizlenir. Sabunla yıkamanın amacı, ısırılan yerdeki tükürükle bulaÅŸan kuduz virüsünü öldürerek vücuda girmesini engellemektir. Virüsün yüzeyindeki lipid (yaÄŸ) yapı sabun ile eriyeceÄŸinden virüs inaktive olur. Temastan sonra en kısa sürede kuduz aşısının birinci dozu uygulanmalıdır. Yine acil serviste tetanoz aşısı ve bakteriyel infeksiyonu önlemek için antibiyotik profilaksisi uygulanmalıdır.

• Yara kapatılıp sargı yapıldıktan sonra distal nabızlar, duyu, renk, ÅŸiÅŸlik ve hareket varlığı kontrol edilir.

• İmmobilizasyonu saÄŸlanır.

• Yaralanma ekstremitelerde ise elevasyona alınır.

• Uygun hastaneye nakli saÄŸlanır ve tüm uygulamalar kaydedilir.

• Tetanoz bağışıklığı ve varsa kuduz ÅŸüphesi sorgulanarak götürüldüğü merkeze bilgi verilir.

Vücutta Kalan Yabancı Cisimlerin Kontrolü

    Bazen delici yaralanmalar sonrası yaralanmaya neden olan alet (ÅŸiÅŸ, cam, bıçak) vücutta kalabilir. Lokal kanamayı kontrol etmenin yanısıra yabancı cisim de kontrol edilmelidir.

• Çıkarma giriÅŸimi kaslara, sinirlere ve damarlara daha fazla hasar vereceÄŸi için yabancı cisim çıkarmamalıdır.

• Batan cismi sabitlemek için kalın pansuman malzemeleri kullanılır.

• Cisim taşımayı güçleÅŸtirecekse, kısaltmak amacıyla kesilebilir.

• Cerrahi giriÅŸim gerekli olduÄŸu için uygun hastaneye nakli saÄŸlanır ve tüm iÅŸlemler kaydedilir.

 

Göz Yaralanmaları

    Göz, oldukça hassas olan yapısı itibariyle, çocukluk döneminde daha fazla olmak üzere hayatın her döneminde, dış etkenlere ve yabancı cisimlere baÄŸlı travmalardan etkilenebilir. Yaralanmış göze gerekli tedavi uygulanmadığında görme kaybı veya körlük geliÅŸebilir. Göz yaralanmaları gözün dış katmanları ile sınırlı göz dışı yaralanmalar ÅŸeklinde görülebileceÄŸi gibi göz içi yaralanmalar ÅŸeklinde gerçekleÅŸebilir.

 

Göz yaralanmalarında acil tedavi yaklaşımı:

• Olgu deÄŸerlendirme basamakları yerine getirilir.

• Hastaya yapılacaklar konusunda bilgi verilerek sakinleÅŸmesi saÄŸlanır.

• Gözün içine bir ÅŸey kaçmışsa ovuÅŸturulmaması konusunda bilgi verilir. Çünkü yabancı cisim korneanın çizilmesine sebep olabilir.

• Toz ve kimyasal maddeler ile temas olmuÅŸsa, göz kapakları da kaldırılarak enjektöre çekilmiÅŸ ılık serum fizyolojik ile bol yıkama yapılır.

• Yabancı cisim göze batmamış ise nemli steril gazlıbez veya pamuklu çubuk ile uzaklaÅŸtırılır.

• Yabancı cisim göze batmış ise çıkarılmamalıdır. Cismin çevresi steril malzemeler ile desteklenerek ve cismin üzeri koni biçiminde bir malzeme (veya bardak) ile kapatılarak hareketi önlenir.

• Yaralı gözün hareket etmesini önlemek için saÄŸlam göz de kapatılmalıdır. Hasta, gözü kapatıldığı için görmemeye baÄŸlı ikincil travmalardan korunmalıdır.

• Yapılan giriÅŸimler kayıt altına alınır ve uygun merkeze nakledilir.

© 2012  - Tüm hakları saklıdır.

bottom of page