




13. PERİARREST RİTİMLERİN YÖNETİMİ
PERİARREST ARİTMİLER
​
Ritim bozuklukları sıklıkla akut koroner sendromun komplikasyonu olarak ortaya çıksa da kardiyovasküler sistem bozuklukları dışında da görülebilir. Genel olarak kardiyak arrest ile sonuçlanabilecek durumları önlemek için bazı aritmilerin hemen tedavi edilmesi bazılarının ise sistematik takibi gerekir. Olumsuz bulguların olup olmaması ve aritminin özelliÄŸine göre tedavinin türüne karar verilir.
​
Aritmi veya ÅŸüphesi varsa, hasta hızla ABCDE yaklaşımıyla deÄŸerlendirilmeli ve erken dönemde kardiyak monitörizasyon saÄŸlanmalıdır. Yeterli oksijen verilmeli, IV damar yolu açılmalı ve vital parametreler kontrol edilmelidir (EKG, kan basıncı, oksijen satürasyonu, kan ÅŸekeri, vücut ısısı). Hasta özellikle anstabilite kriterleri yönünden deÄŸerlendirilmelidir.
Aritmilerin varlığı ya da şüphesinde şu iki temel soruya yanıt bulunmalıdır:
1. Hastanın durumu nasıl (stabil mi anstabil mi?)
2. Aritminin özelliÄŸi nedir?
Anstabilite kriterleri: Hasta için stabil ya da anstabil kararının verilmesi, aritmiler için tedavi seçiminde ve durumun aciliyeti konusunda yönlendiricidir. Burada temel amaç, artmış veya azalmış kalp hızı nedeniyle dört olumsuz klinik tablonun en az birinin olup olmadığının deÄŸerlendirilmesidir. Bu deÄŸerlendirme yapılırken kalp hızının 150/dk üzeri veya 40/dk altında olması klinikle birlikte yönlendirici olabilir.
Kalp hızının 150/dk’nın üzerine çıkması durumunda diyastol süresi kısalır. Bu da diyastolde dolan koronerlerin yeterince kanlanamaması nedeniyle iskemiye yol açar. Ayrıca çok yüksek kalp hızları belli bir eÅŸiÄŸin üzerinde kalp debisini de düşürebilir. Bu da ÅŸok, senkop, yetmezlik gibi olumsuz bulgulara yol açabilir.
Kalp atım hızının 40/dk’nın altına düşmesi durumunda ise düşük kalp debisi ile ilgili tablolar oluÅŸabilir. Bu da yine ÅŸok, senkop, yetmezlik ve iskemi gibi olumsuz bulgulara yol açar.
Sonuç olarak hem taÅŸikardi hem de bradikardi nedeniyle aÅŸağıdaki dört olumsuz bulgudan biri söz konusu ise hastanın stabil olmadığı ve kötüleÅŸme riskinin olduÄŸu düşünülmelidir:
• Åžok: Hipotansiyon (sistolik kan basıncı < 90mmHg), solukluk, terleme, soÄŸuk ekstremiteler, konfüzyon veya bilincin bulanıklaÅŸması klinik tabloya eÅŸlik edebilir.
• Senkop: Beyin kan akımında global azalma nedeniyle geçici olarak bilinç kaybı geliÅŸmesidir.
• Kalp YetersizliÄŸi: Pulmoner ödem ve/veya artmış juguler basınç görülebilir.
• Miyokard İskemisi: Tipik iskemik göÄŸüs aÄŸrısı veya 12-derivasyonlu EKG’de miyokard iskemisi bulgularının olmasıdır.
RİTİM BOZUKLUKLARINA HASTANE ÖNCESİ ACİL YAKLAÅžIM İLKELERİ
1- TaÅŸiaritmi tedavisine geçmeden önce bir dakika içinde Birincil DeÄŸerlendirme ile;
• A (Airway): Havayolu açıklığı kontrol edilerek devamlılığı saÄŸlanır.
• B (Breathing): Solunum kontrol edilir(hız ve derinliÄŸi sorgulanır, yüksek akımlı oksijen verilir, gerekirse Balon-Valf-Maske ile solutulur).
• C (Circulation): Dolaşım (nabız 10 saniye içinde karotis arterden deÄŸerlendirilir).
• D (Disability): Bilinç/nörolojik durum kontrolü yapılır.
• E (Exposure): Hastanın vücudunun tamamı gözlenir (ısı kaybına dikkat edilir).
2- İkincil Değerlendirmede;
• Fizik muayene (acil çaÄŸrı/baÅŸvuru gerektiren nedene yönelik hızlı bir fizik muayene)yapılır.
• Vital parametrelerin kontrolü (monitörizasyon/EKG, kan basıncı, oksijen satürasyonu, kan ÅŸekeri, vücut ısısı) saÄŸlanır.
• Tıbbi öyküsü (SAMPLE) alınır.
• 4H-4T sorgulanarak, altta yatan sebepler düzeltilmeye çalışılır.
Ritim bozukluklarına yaklaşımda kritik olan öncelikle stabil, anstabil kararının alınmasıdır. Bunun için ritim bozukluÄŸuna baÄŸlı ÅŸok, senkop, miyokard iskemisi ve kalp yetmezliÄŸi klinik tablolarının geliÅŸip geliÅŸmediÄŸi deÄŸerlendirilir.
Hastanın stabil veya anstabil olduÄŸu belirlendikten sonra gerekirse ÅŸu üç tedavi seçeneÄŸinden biri tercih edilir;
a) Anstabil taÅŸikardilerde elektriksel kardiyoversiyon; bir taÅŸikardi olumsuz bulguların biri ya da bir kaçı nedeniyle anstabil olarak deÄŸerlendirilmiÅŸ ise senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır.
b) Stabil taÅŸikardilerde ilaç tedavisi; anstabil bulgular yok ise öncelikli olarak QRS geniÅŸliÄŸi deÄŸerlendirilmeli sonrada ritmin düzenli olup olmadığına bakılarak uygun ilaç tercihi yapılmalıdır.
c) Anstabil bradikardilerde pacemaker uygulanması; anstabil bradikardi hastası öncelikle pacemaker gereksinimi yönünden deÄŸerlendirilir (2. Derece TipII ve 3. Derece bloklar Pacemaker gerektirir). Ancak tüm anstabil bradikardilerde pacemaker uygulanıncaya kadar ilaç tedavisine baÅŸlanır
TaÅŸikardiler GeniÅŸ QRS’li ve Dar QRS’li olarak ikiye ayrılır.
GeniÅŸ ve Dar QRS’li taÅŸikardiler de kendi içlerinde düzenli ve düzensiz olarak sınıflandırılır. Çünkü QRS geniÅŸliÄŸi taÅŸikardi tedavisinde ventiküler supraventriküler ayrımı için önemli bir kriterdir (Tablo 1).
1. GeniÅŸ QRS’li TaÅŸikardiler
Hastada geniÅŸ QRS’li taÅŸikardi mevcut ise öncelikli olarak düzenli olup olmadığı deÄŸerlendirilmelidir.
Olası geniÅŸ QRS’li taÅŸikardiler:
• GeniÅŸ QRS’li Düzenli TaÅŸikardiler; Ventriküler TaÅŸikardi, Dal bloklu SVT, Pre-eksitasyonlu SVT olabilir.
• GeniÅŸ QRS’li Düzensiz TaÅŸikardiler; Dal bloklu AF, Pre- eksitasyonlu AF, Polimorfik VT
GeniÅŸ QRS’li düzenli taÅŸikardi tedavisi;
QRS geniÅŸliÄŸinin 0.12 saniyeden geniÅŸ ve R-R mesafelerinin eÅŸit olduÄŸu düzenli bir taÅŸikardi söz konusudur (Resim 1). GeniÅŸ QRS’li düzenli bir taÅŸikardinin VT (ventriküler taÅŸikardi) olduÄŸu düşünülüyorsa, 300 mg amiodaron %5 dekstrozla sulandırılarak 20-60 dakika arasında gidecek ÅŸekilde verilmeli ve ardından idame olarak 24 saat gidecek ÅŸekilde 900 mg infüzyon uygulanmalıdır. EÄŸer geniÅŸ QRS’li taÅŸikardinin dal bloklu bir supraventriküler taÅŸikardi olduÄŸu düşünülüyorsa dar QRS’li düzenli taÅŸikardi tedavisi uygulanmalıdır.
GeniÅŸ QRS’li düzensiz taÅŸikardi tedavisi;
QRS geniÅŸliÄŸinin 0.12 saniyeden geniÅŸ ve R-R mesafelerinin eÅŸit olmadığı düzensiz bir taÅŸikardi söz konusudur (Resim 2). GeniÅŸ QRS’li bir taÅŸikardide ritim düzensiz ise genelde dal bloklu atriyal fibrilasyon(AF) söz konusudur. Ancak 12 derivasyonlu EKG’nin dikkatle incelenmesi (gerekirse bir uzman tarafından) ile ritim daha güvenli tanınabilir. Yine de VT ile kesin ayrım yapılamış ise özellikle stabil olgularda AF ÅŸüphesi var ve kontrendikasyon da yoksa iv yavaÅŸ 5 mg metoprolol hızı yavaÅŸlatmak için güvenli bir tercihtir.
DiÄŸer olası nedenler pre-eksitasyonlu AF (WPW sendromu olan hastalar) veya polimorfik VT (örneÄŸin torsa de pointes) olabilir. Ancak polimorfik VT’de anstabil bulguların görülme olasılığı çok fazladır ve klinik olarak da ayrım yapılabilir. Bu nedenle anstabil bulgular araÅŸtırılmalı ve nabız kontrolü yapılmalıdır. Nabız var ise 2 gram magnezyum sülfat 10 dakika gidecek ÅŸekilde verilmelidir. Anstabil bulgular varsa, senkronize kardiyoversiyon uygulanması saÄŸlanmalıdır (Anstabil düzensiz VT durumunda senkronize kardiyoversiyona yanıt alınamamış ise defibrilasyon denenmelidir). Hastada nabız alınamazsa derhal defibrilasyon uygulanmalı ve ileri yaÅŸam desteÄŸi uygulamaları baÅŸlatılmalıdır.
2. Dar QRS’li TaÅŸikardiler
Hastada dar QRS’li taÅŸikardi mevcut ise öncelikli olarak düzenli olup olmadığı deÄŸerlendirilmelidir.
Olası dar QRS’li taÅŸikardiler;
• Dar QRS’li Düzenli taÅŸikardiler: Atriyoventriküler nodal re-entry taÅŸikardi (AVNRT=SVT), WPW sendromuna baÄŸlı atriyoventriküler re-entry taÅŸikardi ve düzenli AV iletili atriyal flatter (genelde 2:1 blok) ÅŸeklinde olabilir(Sinüs taÅŸikardisi de dar QRS’li ve düzenli taÅŸikardi görünümündedir. Ancak bu durumda neden yönelik müdahale yapılır, ritme yönelik bir tedavi uygulanmaz).
• Dar QRS’li Düzensiz taÅŸikardiler: Atriyal Fibrilasyon, deÄŸiÅŸen AV iletili Atriyal Flatter’dir.
Dar QRS’li düzenli taÅŸikardi tedavisi;
QRS geniÅŸliÄŸinin 0.12 saniyeden dar ve R-R mesafelerinin eÅŸit olduÄŸu düzenli bir taÅŸikardi söz konusudur (Resim 3). Düzenli dar QRS’li taÅŸikardiler içinde en sık görüleni atriyoventriküler nodal re-entry taÅŸikardi (AVNRT=SVT)’dir. Genelde eÅŸlik eden baÅŸka bir yapısal kalp hastalığı veya koroner hastalık yoksa iyi huyludur. Bir diÄŸeri ise atriyoventriküler re-entran taÅŸikardidir(AVRT); WPW sendromu olan hastalarda geliÅŸir ve yapısal bir kalp hastalığı yoksa bu da genellikle iyi huyludur. Ancak her ikisi de hastaların korkutucu buldukları semptomlara neden olabilir. 2:1 geçiÅŸli olduÄŸunda atrial flatter de düzenli dar kompleksli taÅŸikardi olarak izlenir. EKG’de atriyal aktiviteyi görmek ve flatter dalgalarını ayırt etmek zor olabilir. Bu sebeple baÅŸlangıçta düzenli dar QRS’li bir taÅŸikardi tanısı konulduysa ve anstabil bulgular yoksa aÅŸağıdaki sistematik yaklaşım izlenir;
Tedaviye öncelikle vagal manevralar ile baÅŸlanır. Vagal manevraların sonuçsuz kalması durumunda, adenozin 6 mg IV puÅŸe hızlı, 1-3 saniyede gidecek ÅŸekilde uygulanmalı, yeterli etki saÄŸlanamaması durumunda 12 mg adenozin, iki defaya kadar tekrarlanmalıdır. Hasta enjeksiyondan birkaç saniye sonra kendini iyi hissetmeyeceÄŸi ve göÄŸsünde rahatsızlık duyabileceÄŸi konusunda önceden uyarılmalıdır. Enjeksiyon sırasında mutlaka hasta monitörize edilmeli ve EKG kaydı alınmalıdır. Ayrıca adenozin uygulamalarından sonra, 10 cc % 0,9 NaCl puÅŸe uygulanarak ilacın dolaşıma hızla katılması saÄŸlanmalıdır. Ventrikül hızı geçici olarak azalıyorsa bu aÅŸamada atriyal aktivite deÄŸerlendirilmelidir. EÄŸer atriyal flatter veya farklı bir atriyal taÅŸikardi tespit edilirse A-V iletiyi yavaÅŸlatan beta bloker ve kalsiyum kanal blokerleri gibi ilaçlar tercih edilmelidir.
Vagal manevralar veya adenozin ile hemen hemen tüm AVNRT veya AVRT’ler saniyeler içinde sonlandırılabilir. Normal sinüs ritmine döndüyse kayıt alınır ve ritim deÄŸerlendirilir. Tekrarlarsa, tekrar adenozin ve antiaritmik profilaksisi önerilmektedir. Düzenli dar QRS’li taÅŸikardinin adenozin ile sonlandırılamıyor olması atriyal flatter gibi bir taÅŸikardi düşündürmelidir. Bu durumda uzman görüşü alınarak meteprolol 5mg veya diltiazem 0,25mg/kg uygulanabilir.
Dar QRS taÅŸikardi hastaları genelde stabil hastalardır. Ancak nadir de olsa dar QRS li anstabil hasta söz konusu ise senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır. EÄŸer senkronize kardiyoversiyon uygulanamıyor ya da gecikecekse vagal uyarı ve adenozin denenebilir. Ancak bu uygulamalar nedeniyle senkronize kardiyoversiyon geciktirilmemelidir.
Dar QRS’li düzensiz taÅŸikardi tedavisi:
QRS geniÅŸliÄŸinin 0.12 saniyeden dar ve R-R mesafelerinin eÅŸit olmadığı düzensiz bir taÅŸikardi söz konusudur. Dar QRS’li taÅŸikardide ritim düzensizse öncelikle atrial fibrilasyon düşünülmelidir; çünkü eriÅŸkinde en sık görülen ritim bozukluÄŸudur. Öncelik ventriküler hızı kontrol altına alarak hastanın hemodinamisini düzeltmektir. Kalp hızını kontrol etmek için genelde tercih edilen ilaç beta blokerdir. Bu amaçla hastaya 5mg meteprolol IV yavaÅŸ verilmeli, yeterli etki saÄŸlanana kadar beÅŸ dakika ara ile 3 defaya kadar tekrarlanmalıdır. Meteprolol’ün kontrendike olduÄŸu veya tolere edilmediÄŸi hastalarda diltiazem veya verapamil de kullanılabilir. Ancak beta blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri birlikte kullanılmamalıdır. Kalp yetmezliÄŸi olan hastalarda digoksin de tercih edilebilir.
Hız kontrolü için alternatif olarak amiodaron da kullanılabilir. Ancak amiodaron hız kontrolünün yanısıra ritim kontrolü (kimyasal kardiyoversiyon) de saÄŸlayabileceÄŸinden emboli riski unutulmamalıdır. Bu nedenle olumsuz bulguların var olmadığı hastalarda, eÄŸer atrial fibrilasyon süresi 48 saatten daha uzun ise; en az üç hafta süre ile tam antikoagülasyon saÄŸlanmadan ve atriyal trombüslerin olmadığı kanıtlanmadan, kimyasal kardiyoversiyon olasılığı nedeniyle amiodaron tercih edilmemelidir. Ancak hasta anstabil ise hasta yararı
düşünülerek elektriksel kardiyoversiyon geciktirilmeden uygulanmalıdır.
Anstabil taşikardilerde elektriksel kardiyoversiyon uygulaması:
​
Elektriksel kardiyoversiyon taÅŸiaritmisi olan ve nabız alınabilen, stabil olmayan hastalara uygulanır. Atriyal ve ventriküler taÅŸiaritmileri düzeltmek için elektriksel kardiyoversiyon uygulanacaksa ÅŸok elektrokardiyogramın T dalgası ile deÄŸil R dalgasıyla senkronize edilir. Bunun için ÅŸokun R dalgasında tetiklenmesini saÄŸlayan senkronize düğmesine basılarak bu özellik aktif hale getirilmelidir.
Kardiyoversiyon uygulaması birkaç fark dışında defibrilasyona benzer. Cihazın R dalgasıyla senkronizasyonu birkaç saniye süreceÄŸinden defibrilasyondan farklı olarak ÅŸoklama için kaşıklardaki düğmelere deÅŸarj iÅŸlemi gerçekleÅŸene kadar basılmalıdır. Defibrilasyon yaparken uygulanan güvenlik önlemleri aynen uygulanmalıdır. İkinci kez kardiyoversiyon uygulama gereksinimi duyulduÄŸunda bazı defibrilatörlerde her seferinde senkronizasyon düğmesini aktif hale getirme gerekliliÄŸi vardır. Uygulayıcı buna dikkat etmelidir.
Bilinci açık hastalarda senkronize kardiyoversiyon uygulanacaksa sedasyon uygulanmalıdır.
EriÅŸkinlerde kardiyoversiyon için baÅŸlangıç dozları Tablo 2’de belirtildiÄŸi gibi olmalıdır. EÄŸer cevap alınmaz ise; cihazda bulunan bir üst joule geçilerek artan ÅŸekilde kardiyoversiyona cevap alınana kadar devam edilir. Çocuklarda enerji düzeyi 1 Joule/kg baÅŸlanır, yanıt alınmaz ise 2 Joule/kg ÅŸeklinde devam edilmelidir (1).
3. Bradiaritmiler
​
Bradiaritmelerde ritmin tanınması ile birlikte tedavinin baÅŸlangıcını belirleyen hastanın klinik özellikleridir. Tedavide baÅŸlangıcı belirleyen altın kural burada da hastadaki anstabil bulguların varlığını deÄŸerlendirmektir.
Sinüs bradikardisi, sinüs duraklaması, kavÅŸak ritim, 1. Derece AV blok ve Mobitz 1 AV blok genellikle klinik göstermez ve tedavi gerektirmez. Ancak bazı bradikardiler anstabil bulgulara ve anstabil bir klinik tabloya yol açabilir.
​
Bunlar;
• Sinüs Bradikardisi; kalp hızının 40 vurum/dk’nın altında olduÄŸu durumlarda klinik oluÅŸturabilir, genellikle kalbin kendi bozukluÄŸu dışında bir nedene baÄŸlıdır. ÖrneÄŸin hipoksinin terminal dönemi önemli bir nedendir. Genelde altta yatan neden düzeltildiÄŸinde kalp atım hızı artar (Resim 5).
• Sinüzal Duraklama-Arrest; Özellikle duraklamanın 3 saniyenin üzerinde olduÄŸu durumlarda senkop kliniÄŸi oluÅŸabilir (Resim 6).
• AV Bloklar; Mobitz 2. ve 3. Derece tam bloklar her zaman tehlikelidir ve her zaman hastane öncesi acil bakımda tedavi gerektirebilir(Resim 7-8).
Bradiaritmi tedavisi;
Bradikardisi olan hastada birincil deÄŸerlendirme hızla yapılmalıdır. Bradikardinin olası nedenleri gözden geçirilerek hasta anstabilite kriterleri açısından deÄŸerlendirilmelidir. Hasta anstabil ise (ÅŸok, senkop, miyokard iskemisi, kalp yetersizliÄŸi) bradikardi tedavisine baÅŸlanmalıdır (Tablo 3).
Bradikardinin tedavisinde yetiÅŸkin hastada ilk tercih edilmesi gereken ilaç atropin olmalıdır. Atropin 0,5 mg IV puÅŸe uygulanmalı ve gerekirse 3-5dk’da bir tekrarlanarak toplam maksimum 3 mg’a kadar verilmelidir. Her atropin uygulamasından önce mutlaka nabız ve kan basıncı kontrol edilmelidir. Atropine raÄŸmen anstabil bulguların devam etmesi ve nabız sayısının 60’ın altında sistolik kan basıncının 90 mmHg’nın altında kalması durumunda 2-10 mcg/dk adrenalin infüzyonu düşünülmelidir.
Adrenaline raÄŸmen olumsuz bulguların eÅŸlik ettiÄŸi bradikardi devam ediyorsa kardiyak pacemaker uygulaması düşünülmelidir. Pacemaker uygulaması hemen saÄŸlanamıyorsa, ikinci sıradaki ilaçlar kullanılabilir. Uzman görüşü alınarak ya da komuta ile görüşülerek en uygun olanı seçilmelidir.
Bazı klinik durumlarda kardiyak pacemaker uygulamasından önce, ikinci sıradaki ilaçlar daha uygun olabilir. ÖrneÄŸin bradikardi geliÅŸmesinin beta bloker veya kalsiyum kanal blokeri ile iliÅŸkili olduÄŸu düşünülüyorsa, IV glukagon kullanımı düşünülmelidir.
Hastada anstabil bulgular yoksa tedaviye hemen baÅŸlanmamalıdır. Hasta monitörize edilerek izlenmeye devam edilmeli ve bradikardiye neden olan sebepler araÅŸtırılmalıdır. EÄŸer neden fizyolojik veya geri döndürülebilir ise (örneÄŸin baskılayıcı ilacın durdurulması gibi) daha ileri tedaviye gerek yoktur. BaÅŸkanedenlere baÄŸlı bradikardisi olanlarda uzman görüşü alınarak daha ileri deÄŸerlendirme ve tedavi düzenlemesi yapılmalıdır.
Bradikardi için kardiyak pacemaker uygulaması:
​
Bradikardi algoritmasına göre uygulanan tedaviye yanıt alınamaması ve/veya anstabilite bulgularının devam etmesi durumunda pace uygulaması gerekir. Burada hastane öncesi kullanım için uygun olan transkütanöz pacemaker uygulaması ele alınacaktır.
1. İnvaziv-olmayan
- Perküsyon pacemaker uygulaması (yumruk ile)
- Transkütan pacemaker uygulaması
​
2. İnvaziv
- Geçici transvenöz pacemaker
- İmplante edilen pacemaker (kalıcı)
Transkütan pacemaker hızlı ve kolay uygulanabilir, minimum eÄŸitim yeterlidir ve hemÅŸire, paramedik, ATT’ler tarafından kolayca uygulanabilir. Transkütanöz pacemakerin en önemli dezavantajı hastanın göÄŸüs duvarındaki kaslarda yarattığı aÄŸrıdır. Bunun için hastaya bilinçli ise sedasyon uygulanmalıdır.
Pacemaker uygulaması öncesinde cihazın aynı zamanda defibrilasyon özelliÄŸi olup olmadığının bilinmesi bu petlerin hangi pozisyonda yerleÅŸtirilmesi gerektini gösterir. Cihazın defibrilasyon özelliÄŸi yok ise pedler ön arka pozisyonda yapıştırılır. Cihazın defibrilasyon özelliÄŸi var ise defibrilasyon veya kardiyoversiyon yapılan alanlara yerleÅŸtirilir. Cihaz açıldığında pacemaker çizgisi görülür (Resim 9).
Modern pacemaker cihazlarının çoÄŸunda DEMAND pacemaker uygulama özelliÄŸi vardır. Bu özellik QRS komplekslerini algılayarak gerektiÄŸinde devreye girer.
Transkütan pacemaker uygulamasında;
• Pedlerin yerleÅŸtirileceÄŸi yerler temiz ve kuru olmalıdır
• Pacemaker hızı: 60-90/dk olmalıdır.
• Pacemaker akımı: 50-100 mA (en düşük seviyeden baÅŸlanarak arttırılır)
• Elektriksel yakalama saÄŸlandıktan sonra, nabız kontrolleri yapılmalıdır; Transkütanöz pacemaker yeterli elektriksel ‘yakalamayı’ saÄŸlayamayabilir(uyarıdan sonra QRS kompleksi oluÅŸmayabilir) veya mekanik yanıt oluÅŸturmayabilir (palpe edilen nabız oluÅŸmayabilir). Bu nedenle monitörde veya EKG‘de elektriksel yakalama olduÄŸu doÄŸrulanmalıdır. Her pacemaker ritmi sonrasında QRS ve onu izleyen T dalgası olmalıdır ve nabız oluÅŸturup oluÅŸturmadığına bakılmalıdır (Resim 10).
• İşlem aÄŸrılı olabileceÄŸinden bilinçli hastada sedasyon uygulanmalıdır.
• Defibrilasyon iÅŸlemi uygulanacaksa, ark oluÅŸmaması için, defibrilatör kaşıkları, pace elektrodlarının 2-3 cm uzağına yerleÅŸtirilmelidir.
• Transkütan elektrodlar yerindeyken göÄŸüs kompresyonları uygulanabilir, fakat uygulayıcıya zarar vermemesine raÄŸmen, kompresyonlar sırasında pace uygulamasına devam etmenin yararı yoktur.
VAGAL MANEVRALAR
Karotis sinüs mesajı, valsalva manevrası, zorlu solunum, hastayı .ksürtme, .ÄŸürtme, göz kapakları üzerine bası uygulama ve yüze buzlu su tatbiki gibi uygulamaları kapsar. YetiÅŸkin hastalarda en etkili uygulamalar karotis masajı ve valsalva manevrasıdır. Amaç vagus üzerinden parasempatik uyarıyla AV iletimin gecikmesini saÄŸlamaktır. Tüm düzenli dar QRS’li taÅŸikardilerde uygulanabilir. Hasta oturur ya da sırt üstü yatar pozisyonda olmalıdır. Ambulansta ya da ortamda bulunan kuvvetli ışıklar kapatılmalı ve ambulans kabini oda sıcaklığına ayarlanmalıdır. Tek başına ya da birlikte farklı yöntemler denenebilir.
a) Karotis Sinüs Masajı:
• Daima tek taraflı ve monitörizasyon takibi ile yapılmalıdır.
• Masaja baÅŸlamadan önce hastanın damar yolu açılmış olmalıdır.
• Her iki karotiste kontrol edilip atım ve üfürüm açısından kontrol edilmelidir.
• BaÅŸ ekstansiyonda ve masaj yapılacak tarafın aksi tarafına hafif çevrili olmalıdır.
• Karotis arter palpe edilerek arter üzerine 2,3 ve 4. Parmaklar konulmalı ve dairesel hareketler ile masaj yapılarak 5-10 saniye bası uygulanmalıdır. Dairesel hareketin amacı karotis sinüsü bulmak ve manuel olarak uyarmaktır.
• Masajlar sırasında bası vertabralara doÄŸru uygulanmalıdır. BaÅŸarısız olunması durumunda teknik diÄŸer taraftan da denenmelidir.
• Daha önce inme geçiren, MI ve VT öyküsü olan hastalarda olumsuz kardiyovasküler ve nörolojik sekellere neden olabilir.
b) Valsalva Manevrası:
• Hastaya 2-3 defa derin nefes alıp vermesi söylenmelidir.
• Hasta sonra ki bir nefesini tutar ve ıkınır, ıkınma iÅŸlemi 10 saniye kadar devam etmelidir.
• Hastanın burun deliklerinin kapatılması manevranın etkinliÄŸini arttırır.
• Bir diÄŸer teknik olarak 20 cc’lik boÅŸ bir enjektörün iÄŸnesi çıkarılır uç kısmında bulunan pistonu hastanın üfleyerek geri itmesi söylenir.
Vagal manevraların komplikasyonları:
• Aterosklerotik hatalığı olanlarda trombüse neden olabilir.
• Beyinde iskemiye neden olabilir.
• Karotis masajı kan basıncında ani düşüşe neden olabilir.
• Asistoliye neden olabilir.